26 Haziran 2017

Yedi, Büdü, Kurabiye Canavarı


Kocaman bir "Merhaba! :)" dedikten sonra "Mutlu bayramlar!" dileğimi paylaşayım. Hemen ardından "Ya, ne kadar zamandır yazamadım." şeklinde bir hayıflanmayla devam edeyim. Bu sırada midemden gelen "Acıktım!" gurultusundan bahsedip "Bayramın ilk gününde amma da tatlı yedim be!" diye görgüsüzlük yaptıktan sonra... Neyse.

Bir Ramazan'ın daha sonuna geldik. Yine ne yazık ki nice iftar sofrasını sosyal ağ hesaplarımızda paylaştık. Bu sene de orucun felsefesini unutup biçimsel bir yaklaşım sergiledik. Açıkçası sadece Ramazan ayında değil, yılın hiçbir döneminde bu görgüsüzlüğün yapılmaması gerektiğine inanıyorum. Her ne kadar az önce çok tatlı tükettiğimi söylesem de herhangi bir görüntü paylaşmadım. Yani yazıyla belirtmeyi -elbette harikulade betimleme yapmadan- görgüsüzlük olarak kabul etmiyorum. Bu bir.

Evet, çok yedim. Yemeyi severim. Biraz göbekli bir adam olduğumu da bazı yazılarımda söylüyorum. Ama dün acık aşırıya kaçtım. Tartıda uzun zamandır görmediğim, belki de hiç görmediğim -gördüysem de bir elin parmaklarını geçmez- bir sayıyla karşılaştım. Her ne kadar bu sabah ortak özelliğimiz olan insani bir  eylemden sonra o şaşkınlık yaratan sayının 1900 gram altını görsem ve "Oh, çok şükür!" diyerek sevinsem de bugün itibariyle az yemeye, çok hareket etmeye niyetliyim. Az yeme kısmına başladım, inşallah çok hareket kısmı da yakında. Hele şu tatilci kalabalığı Akyaka'dan bir çekilsin, sonra cup cup deniz zamanı. Bu iki.

İçimi dökmek için yazıyorum. Bu yazılar sayesinde birkaç kişiyle iletişim kurduğumda mutlu oluyorum. Yani ortada tamamen içten gelen bir şey var, bunu önemsiyorum. Zaten bundan dolayı bu blog yaşıyor, kitap blogu çırpınıyor. Aslında ortada bir kitap blogu kalmadı, kitap blogu fikrinin başında ben çırpınıyorum. Hâlâ kitaplarla ilgili bir şey yapmak istiyorum. Bu üç.

Yazdığım yazılardan bugün üç beş kitap çıkar. Abartıyor muyum? O kadar kötü yazıp da kitap çıkaran insanları gördükçe söylediğim laf pek de gerçek dışı değil. Genellikle öykü gibi kurgusal şeyler yazmıyorum, ama birkaç denemem oldu, kesinlikle çok keyifli. Rotayı bu ara gözleme ve hayale çevirmek istiyorum. Bu dört.

Bir, iki, üç, dört... Sayarken "çentik"ler aklıma geldi. 25 hafta için planladığım bir "Yapılacaklar Lisesi" vardı. Galiba böyle listelerin kaderi de kitap blogu fikrininkine benziyor. Açıkçası listeyi nereye koyduğumu bile hatırlamıyorum. Bu beş.

Geçenlerde Arka Sokaklar'ın sezon finali yayınlandı. Herkes "Yeter artık, bitsin." dese de buna rağmen (!) son bölümü izlenme durumuna göre gün birincisi oldu. "Arka Sokaklar" ve "Suat Çoban" Twitter'da  TT listesine girdi. Neden? Hüsnü Çoban'ın (Özgür Ozan) eşi Suat Çoban'a (Figen Evren) araba çarptı ve sonrasında (bir ihtimal) öldü. "Yan rol" sayılabilecek bir karakterin bu kadar sevilmesinde ve konuşulmasında neyin etkisi var? Elbette karakterin bir "anne" olması ve ekranda eşini kaybeden bir koca, annelerini kaybeden çocuklar görmek seyirciyi etkiler. Muhakkak fondaki Selda Bağcan'ın sesi ve yorumunun rolü de yadsınamaz. Ama bence asıl olan şu ki Suat Çoban karakteri televizyon dizilerindeki en samimi ve temiz kalpli beş karakterin arasında yer alır. Samimiyetin değeri paha biçilemez. Bu altı.

Bugün henüz tatlı yemedim. Bu da yedi.
(Şey, dondurma "tatlı" sayılıyor mu?)

Yedi, büdü ve kurabiye canavarı; ah şu benim yemek aşkım :)

15 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Teşekkür ederim; size de mutlu bayramlar :)

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  2. Az yeme kısmında başarılar sana .Zor bir işe soyunmuşsun :)
    Çentiklerin de pek sevimli olmuş.İnşallah kısa sürede bitirirsin.Zira , o çentikleri atmak ben de huzursuzluğa sebep oluyor,bitirene kadar rahat edemiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Kendi olağanıma göre "az yemek" desem daha doğru olacaktı sanırım :) Yıllar önceden kalan çentiklerim var aslında, galiba sevdiklerim aradan seçiliyor ve gerçeğe ulaşıyor.

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  3. Ha bu arada "lakırtı" eden genç varmıydı ya :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buralarda bir yerde olsa gerek :)

      Sil
    2. Aaa evet gördüm!Koruma altına mı alsak napsak?

      Sil
  4. Sofra paylaşımlarını bir çoğumuz eleştirsek de insanlar paylaşmaya devam ediyor... İyi bayramlar... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Başka şeyler paylaşmalıyız; güzel şeyler... Bunlar çok kötü...

      Mutlu bayramlar :) Sevgiler.

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  5. İyi bayramlar harika yazılarınız var çok beğendim. Yüreğinize sağlık vallahi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Hoş geldiniz.

      Çok teşekkürler :) Beğendiyseniz yine buyurun gelin :)

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  6. hehe çok eğlenceli anlatmışsııın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Açıkçası ben de sıkılarak yazmadım; galiba biraz bunun etkisi var :)

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  7. Yaa ne güzel anlatmışsınızz.Gülerek okuduum.
    Ben de çok yiyorum yaa :(
    Arka Sokaklar ben büyüyüp,pilot olup,evlenip,çocuk sahibi olup da torunlarımı kucağıma alana kadar devam edecek gibi.Zira o zamana kadar finali olursa şok olurum :D
    Sevgiler ^_^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Teşekkür ederim :) Azaltmak lazım, ama nasıl olacağına dair pek fikrim yok :) Liseye başladığımda ilk bölümü yayınlandı, eğer yüksek lisansı bitirtirse güzel olur :) Sevgiler.

      Güzel günler dilerim!

      Sil

Yorum, paylaşmaktır :)
Merhaba misafirim!