2 Haziran 2017

#25 Hafta: Dördüncü Çentik


Bir haftayı daha bitirip yeni bir çentik yazısının başına oturunca önceki hafta yazdığım "pek verimsiz" nitelemesinin boşuna kullanıldığını anladım. Çünkü öyle bir laf edilecekse ancak geçen hafta için olabilir. Sınavların da etkisiyle biraz "sakin" bir hafta yaşadım. (Bu kez "verimsiz" demiyorum.)

Günlük on bin adım hedefinden bu yazıda hiç söz etmeyeceğim!


Charles Bukowski*'nin kitabıyla birlikte kütüphaneden aldığım diğer dokuz kitabı iade ettim; onların yerine başka dokuz kitap aldım. Biraz abartmış olabilirim; ama ne yapayım, kitaplar çok güzel :) (*: Bukowski'nin kitabını geri verdim; çünkü yarım kalan kitapları sürdürmek benim için zorlaşıyor, geçen hafta da hiç okuyamadım.)
***

Uzun bir aradan sonra film izledim. "Kaptan Phillips", yaşanmış bir olaydan kurgulanmış 2013-Amerikan yapımı bir film. Bir yük gemisinin Somali açıklarında korsanlar tarafından rehin alınması ve sonrasında Kaptan Richard Phillips ile korsanlar arasında geçenler anlatılıyor. Bu arada kaptanı Tom Hanks canlandırıyor. Korsanlardan Barkhad Abdi bu filmdeki oyunculuğuyla 86. Akademi Ödülleri'nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında aday gösterilmiş. Ve asıl önemli nokta, bu film onun ilk sinema deneyimi! (Captain Phillips / Yönetmen: Paul Greengrass, Senaryo: Billy Ray) Zaman ayırmaya değer.

"Mandıra Filozofu" geçen hafta seyrettiğim ikinci film oldu; 2013-Türk yapımı. Sinemada bir milyona yakın seyirci bulan ve televizyonda da defalarca yayınlanan filmi herhalde duymayan pek yoktur. Müfit Can Saçıntı ve Rasim Öztekin'in başrolleri paylaştığı film, güzel şehrimin Bodrum ilçesinde, Çökertme'de çekildi. (Burası, bir Muğlalının blogu, azıcık şehrimi tutayım, dimi ama? :) Filmin ana karakteri Mustafa Ali ile önce "Çocuklar Duymasın"da karşılaşmıştık ve sonra televizyondan sinema perdesine bir geçiş oldu. Aşağıdaki videonun ilk sahnesi filmin özü gibi... Fikir güzel; ama film daha iyi olabilirdi. (Mandıra Filozofu / Yönetmen: Müfit Can Saçıntı, Senaryo: Birol Güven) Zaman ayrılabilir.

video, şuradan.

"Çocuklar Duymasın"da "Gülfidan" karakterini canlandıran Gülnihal Demir, "Mandıra Filozofu"nda da rol alıyor. 2006'da Yüksel Aksu'nun "Dondurmam Gaymak" filmiyle popülerleştikten sonra epey dizi ve filmde oynadı. Bu arada "Entelköy Efeköy'e Karşı" ve "İftarlık Gazoz" filmlerinin de senaryosunu yazan ve yönetmenliğini yapan Yüksel Aksu  ile Gülnihal Demir de Muğlalıdır. (Ah benim şu Muğlalılığım, bununla ilgili bir yazı yazayım :)



Muğla "büyükşehir" olmadan önce "köy" dediğimiz yerler artık "mahalle" olmuş olsa da az sonra sözünü edeceğim insanların bir köyde yaşadıklarını düşünebilirsiniz. Muğla'nın Menteşe ilçesine bağlı Yaraş Mahallesi'nde yaşayan bir grup insanı izledim; bir sahnede tiyatro oynuyorlardı! Kendi köylerinde 1960'lı yıllarda yaşanan bir köy düğününü canlandırıyorlardı... Ayrıca etkinliğin çok önemsediğim bir onur konuğu vardı: Son zamanlarda reklam filmlerinde sık sık gördüğümüz Ümmiye Koçak. Onu biliyor musunuz? (Bu günü ve geçmişini yakın zamanda anlatacağım.)
***

Lise arkadaşlarımla birkaç kez bir sosyal sorumluluk projesi gerçekleştirmiştik. "Bir kez daha öyle bir şey yapabilir miyiz?" diye düşündüm. Yapacağız gibi görünüyor; eğer olursa mutlu olacağım :)

Konuşurken kullandığımız sözcükler, hayatı yaşarken bizi daha mutlu yapabilir.

4 yorum:

  1. Hem sakin hem de gayet verimli bir hafta olmuş:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Aslında bu haftalık özeti yazarken yaşadıklarım verimsiz gibi geliyor ama bir süre sonra dönüp baktığımda bunun pek öyle olmadığını görüyorum. Bence de sakin ve verimli bir hafta olmuş :)

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  2. Aaa ümmiye koçak mı gelmiş tekrar. En son kadınlar günü için konferansa gelmişti de gidememiştim ders vardı. Bu seferkindense haberim yoktu. Gerçi olsa da gidemezdim sınavlarım vardı. En son kafa ya da ot dergisinde okumuştum kendisinin bir yazısını :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      "Dünya Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü"nde gelmişti :) Bu kez etkin olarak bir şey yapmadı, daha çok seyirci olarak kaldığını söyleyebilirim. Ama önceki gelişinde etkinliğe katılmış olsaydın iyi olabilirdi :) Dergilerde yazdığını bilmiyordum; acaba nasıl yazıyor?

      Güzel günler dilerim!

      Sil

Yorum, paylaşmaktır :)
Merhaba misafirim!