23 Mayıs 2017

Yazmak Üzerine #Lakırtılar


Milattan önce 3200'de Sümerler yazıyı icat ettiğinde, muhtemelen onların çiviye defalarca vurmak suretiyle gerçekleştirdikleri eylemi, 5217 yıl sonra yaşayacak insanların elektrik denilen bir şey ile çalışan bilgisayarlarda işaretlere dokunarak yapabileceklerini hayal bile edememişlerdir.

Farkındayım, yukarıdaki kırk bir sözcüklük cümle biraz uzun oldu. Yazıyı icat edenleri andığım bir yerde kısa cümlelerle düşüncelerimi çarçur edemezdim. Aslında kısa cümlelerin daha değerli olduğunu düşünüyorum; onları yazmak da hiç kolay değildir. Neyse, carcur etmeyi bırakıp başlık olarak seçtiğim eylem hakkında konuşmaya başlayayım.

Birbirine benzeyen iki sözcük kullandım: "Çarçur" ve "carcur" diye farklı anlamlara gelen sözcükler var. "Çarçur", "gereksiz yere harcamak"; "carcur" ise "gelişigüzel konuşmak" anlamına geliyor.  Hatta "carcur" sözcüğünün günlük konuşma kullanımının yanında bir de halk ağzına göre karşılığı bulunuyor. Gerçi biz onu daha çok Fransızcadan dilimize geçen "fermuar" olarak biliriz!

Yazmak önemli bir eylemdir. Başarabilmek için "harf" denilen işaretleri tanımalı ve bunları anlamlı bütünler haline getirebilmeliyiz. Harflerden hecelere, hecelerden sözcüklere, sözcüklerden cümlelere, cümlelerden paragraflara ve paragraflardan da bir bütüne doğru yolculuğa çıkarız... Tabii bu zincirin bazen böyle oluşmadığını biliyorum; mesela tek sözcüklük bütünler vardır:

"Sevmiştim."

Bu sözcüğün, cümlenin, paragrafın, bütünün arkasında neler saklı? Dedektiflik edebiyatıyla sinema ve televizyon ekranının vazgeçilmez karakteri Sherlock Holmes gibi düşünerek bir yere varabilir miyiz? Hmmm. Birinci tekil kişi, yani yazar kendinden bahsediyor veya kahramanın ağzından konuşuyor. Duyulan geçmiş zamanın hikâyesi... Önceden... Artık sevmiyor. Sevmekten vazgeçip başka denizlere mi yelken açılmış, yoksa söz konusu olan bir kalp kırgınlığı mı? Acaba önce "Çok sevmiştim." yazıp da sonradan zarfı çizmiş olabilir mi? Kendi kendini güçlü gösterme çabası, kuyruğu dik tutma gayreti mi? Kim bilir, belki de bu tek sözcüklük bütünün ardından şunlar da gelebilirdi: "...ve hâlâ çok seviyorum!"

Yazmak, bilgi ve beceri gerektiren bir eylemdir. Özellikle edebi düzlemde kalem oynatmak için bu ikiliye deneyim, hayal gücü gibi farklı unsurlar da eklenmesi gerekiyor. Tıpkı dans etmek, resim yapmak gibi özünde sanatın yer aldığı bir dışa vurum göstergesi olan yazmak eyleminin, gün içinde her yerde karşımıza çıkıyor olmasından kaynaklanan bir ayrımı var. Etrafımızda bizi onca yazı kuşatıyorken her sokak başında bir ressamla veya meydanları dolduran dansçılarla karşılaşmıyoruz. Yüz yüze gelmenin sık yaşandığı bir ortamda değerin düştüğü gerçeği maalesef yazının etkisinin yadsınmasına yol açıyor. 

İki boyutlu izlerin çok boyutlu yansımasını sağlayan yazı olmasaydı eksik kalırdık. Onsuz olmayı düşünebiliyor musunuz? En basitinden, eğer yazı ve yazmak eylemi olmasaydı şu an bu blog paylaşımı da olamayacaktı. Teşekkürler Sümerler.

(İlk paragrafın kaç sözcük olduğunu saydınız mı? Sahiden 41 mi? :)

Yazmak, ruhun bir dışa vurumudur.

12 yorum:

  1. İlk paragraf 33 sözcük. Hiç fazla değil.
    "Yazmak ruhun bir dışa vurumudur." deyişi harika.
    Yazarken hayal gücünün çok önemli olduğuna ben de inanıyorum.
    Selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Tekrar saydım; ama 33'ten fazlasını buldum. Belki 3200'ü "üç bin iki yüz" olarak okuyorumdur :)

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  2. Merhaba yazar. Seni hep merak eder, çok yerde rastlar ama basiretim mi bağlanırdı bilmem, ziyaret edememişim. Kendimi kınıyorum. Takibe almışım zira.
    Yazı Sümerler'den başlayarak, yazmanın ne kadar rahatlatıcı ve tatmin edici olduğunu belirtmene kadar harika idi. Şurasını kopyaladım, elim rahatsız, bir de onu bakarak yazmayayım dedim. Şuydu,
    'Yüz yüze gelmenin sık yaşandığı bir ortamda değerin düştüğü gerçeği maalesef yazının etkisinin yadsınmasına yol açıyor.'
    Çok zevk aldım okumaktan. İlk fırsatta diğer yazılara da bakmaya geleceğim. Sevgilerimle oğlum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Hoş geldiniz.

      Değerlendirmeniz için teşekkür ederim :) Sevgiler.

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  3. Merhaba,
    Yazarın aklı karışmış. Sevmek ve yazı.. Elbette, Sümerlere çok şey borçluyuz. Deneyimler ve bilgi yazı ile aktarılıyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      İyi şeyler yapınca binlerce yıl sonra bile konuşuluyor. Bakınız, Sümerler :)

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  4. 33 sözcük :)
    Bence de çok şey borçluyuz yazı olmasaydı ne yapardık. Ya da şu ki teknolojiye kavuşmasaydık, hala çiviyle taş yontacaz diye uğraşsaydık halimiz nice olurdu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      "Beş bin iki yüz on yedi" dersek de 33 sözcük mü oluyor? :) Hâlâ taş yontuyor olsaydık belki blog yazamayacaktık ama en azından daha az radyasyona maruz kalacaktık :) (İyi yanından bakmak lazım :)

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  5. bu yazmak konusu benim de çok ilgimi çekiyor. geçen bir yazma kitabı okudum. değişik yöntemler var. yazdığın bir paragraftaki bazı sözcükleri rastgele silip onların yerine başka sözcükler koymak. bir ilaç prospektüsünden sözcükler seçip onlarla şiir yazmak gibi :) yazdığın bir yazıyı tersten yazmak gibi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Bu ara bir blogda yazı yazma ile ilgili bir kitabın tanıtımını okumuştum. Senin olduğunu düşünerek 5 Şubat'a kadar olan paylaşımlarına baktım ama senin değilmiş sanırım :) Kimindi acaba?

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  6. Sizin blogunuz, "Acaba ne yazmış" diye girip baktığım bloglardan biri. Çok kaliteli gerçekten. Sümerlere teşekkürler sayelerinde sizi de okuyoruz:)) Okumayı seviyorum çünkü okudukça ufkum genişliyor. "Şu şekilde de yazabilirmişim" diye fikirler geliştiriyorum. Benim gibi acemi bir yazar için okumak olmazsa olmaz bir eylem!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Değerlendirmeniz için teşekkür ederim... Ben de aynı düşünceyle blogunuza geliyorum. İşte kendimce biraz karalıyorum :) Acemi olmayan bir yazar için de "okumak" olmazsa olmaz eylemlerden biri değil midir? "Ben yazarım." diye dolanan pek çok blogger'dan daha iyi yazıyorsunuz :)

      Güzel günler dilerim!

      Sil

Yorum, paylaşmaktır :)
Merhaba misafirim!