29 Nisan 2017

Nisan Güncesi 2017 #29: Blog Okumak Güzeldir


Bütün gün evdeydim. Çekirdek çıtlatıp dizilerin eskiyen bölümlerini izledim. Bir ara kapı çaldı. Gelen, üst komşum Saffet Amca'ydı. Daha önce anlatmış mıydım? Saffet Amca, çalışmak için Almanya'ya göçenlerden. Oradaki emekliliğini doldurup döndü anavatanına. Bizim apartmana yerleşti. Canı sıkıldığında, kendini yalnız hissettiğinde kapımı çalar. Benimle sohbet etmeyi sever; o anlatır, ben dinlerim. Ama ne öyküler! Bu yaşına dek dünya kadar insan biriktirmiş zihninde. Güzel de anlatır, sözcüklerle bir sahne kurar. Geçenlerde Manisalı bir kiremit ustasının öyküsünü anlattı, belki bir gün yazarım.

Saffet Amca güzel adamdır; Zeki Müren dinler, roman okur, satranç oynar. Şu sıra Stefan Zweig ve Oğuz Atay'a takmış durumda. Olric aşağı, Olric yukarı. Fotoğrafa meraklı, uzun yıllardır kullandığı analog bir makinesi vardı, birkaç aydır dijitalini kullanmaya başladı. Her gün sadece bir kare kaydeder ve onun üzerine yazma temrinleri yapar. Laf aramızda, bunları bir blogda paylaşır. İmzasında adına yer vermez, anonim gibi görünür; ama anlattıklarından keşfettim onu, yoksa bana bile söylemedi. Saffet Amca bir de fotoğraf sergisi açtı. Kolay iş değil, ama yaptı, başardı. Şehrin ayrıntılarını fotoğrafladı, belediyenin desteğiyle de bir sunuma dönüştürdü. 

Dedim ya, bütün gün evdeydim. Balkona bir kova su döktüm, çam tozlarının akıp gitmesini izledim, sonra kilere kaldırdığım plastik sandalyeleri çıkardım, bir de Türk Kahvesi yaptım, yarım kalan bir kitabım vardı, onu bitirdim. "Göğü Delen Adam" ilginç bir kitap, onu okuyan herkes hayata daha farklı bakmaya başlar. Aslında bu kolay değil, farklı bakmanın herkesin yapabileceği bir şey olduğundan kuşkuluyum, öncelikle değişime açık olmak lazım, elbette cesaretli olmak da gerekiyor. Saffet Amca'nın değişimle ilgili etkileyici bir öyküsü vardı, bir gün belki onu da yazarım, her dondurma aldığımda aklıma gelir. Kalp kırmak neden ki?

Saffet Amca'dan bugün yeni bir öykü dinlemedim. Çünkü içeri girmedi, birkaç dilim havuçlu tarçınlı kek getirdi ve gitti. Misafiri gelecekmiş: Rana Bey. Daha önce anlatmıştım onu... Ömürlük dostluklar kurmak ne güzel!


Yukarıdaki paragraflarda bugün okuduğum dokuz blogun izleri bulunuyor. Evet, gerçekten bütün gün evdeydim. Ama Saffet Amca diye biri yok... Buna karşın ayrıntıları fotoğraflayan bir kadın var, Manisalı bir kiremit ustasının öyküsü var, Oğuz Atay'ın "Tutunamayanlar"ı ile Stefan Zweig'in "Satranç"ı var. "Göğü Delen Adam"dan bahseden de var, kalp kırmaktan da, değişmekten de... Günlük notlar tutan da var. Bir de bunları bir araya getiren, getirmeye çalışan bir Engin var. 

İnsanlarla iletişim kurmak güzel bir şey. Bu sayede bilgi akışı oluyor ve tabii ki bilgi paylaştıkça çoğalıyor. Gerçek hayatta yeni birileriyle karşılaşma olasılığımızdan daha fazlasını sanal dünyada yaşayabiliyoruz. Sırası geldikçe söylerim; sosyal ağlardaki en nitelikli ortam bloglardır. Blogger'larla tanışmak ve blog okumak insana çok şey katıyor. Mesela bugün buranın verimli toprağı üzerine öykümsü bir yazı ortaya çıkarabildim. Bloglara kulak vermek lazım, uslu bir çocuk olduğumuzda çok şirin şeyler görebiliriz. Böylece daha mutlu olacağız.

23 yorum:

  1. Tanıdığım En nitelikli Bloggerlerden birinin yazısına yorum yazmak benim için ayrı bir keyif.
    Sen hep yaz emi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Bu yorumu okumak da benim için bir keyif ve büyük mutluluk :) Çok teşekkür ederim.

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  2. Ne kadar güzel bir yazı olmuş Saffet amcayı sevdim😊 yüreğine emeğine sağlık güzel paylaşım olmuş sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Çok teşekkürler. Ben de yazarken tanıştım kendisiyle, fena birine benzemiyor :)

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  3. Çok keyifli bir çalışma olmuş :) Şimdi müziği dinlemeye gideyim.

    Blogları seviyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Saffet Amca, şehrin ayrıntılarını fotoğraflamış ya acaba kimden ilham aldı? Teşekkür ederim :)

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  4. Şaşırtan sonlara bayılırımm :) blog okumak çok güzell hele böyle yazılarrı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Ben de balıkların yürümesine başta şaşırmıştım :) Ama sonra düşününce gayet olabilir bir şey :) Teşekkür ederim.

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  5. Ben pek uslu değilimdir. :)) Kiremitçi amca çok şirindi, di mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Yine de şirin şeyler görebileceğinize inanıyorum ki görmüşsünüz zaten :)

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  6. çok güzeeeeel :) ben de az önce göğü delen adamı gördüm burcuda not aldım okuyum diye. heeeey bu yazını koycam bloguma. ya seni okumak mutluluk vallası :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Çok teşekkürleeer :) Konusu dolayısıyla değişik bir kitap, bakalım beğenecek misin... Senin yorumlarını okumak mutluluk "vallası"; bir de malum "deeptone enerjisi" diye bir şey vardı :)

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  7. Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Çok teşekkür ederim!

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  8. hahaha:))) Bizi kandırdınız:) Ben de hakikaten Saffet amca var sanmıştım:)) Ama "Kiremit Ustası" deyince işkillenmedim değil hani:) Onu okumuştum çünkü. Yalnız yazıya bayıldım. Çok güzel olmuş. Yetenek diye buna derim!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Böyle bir yorum görünce ister istemez şaşırıyorum. Kendi kendime "Acaba ne yaptım?" diyorum. Çok teşekkür ederim :)

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  9. Çok keyifli bir yazı olmuş. İşte bu yüzden bence de blog okumak güzeldir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Çok teşekkürler :) Evet, blog okumak güzeldir :)

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  10. Hayatımda film izleme alışkanlığımı sürpriz sonlu filmler ile kazandım. Yazıyı çok beğendim ve Saffet Amca'ya selamlar ilettim:)
    İzleyicilerine katıldım.Bende seni bloguma beklerim.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Hoş geldiniz.

      Sinema çok büyülü bir sanat... Birçok unsurla (senaryo, ses, ışık, çekim, kostüm, mekan...) öyle bir denge kuruluyor ve ortaya yeni bir şey çıkarılıyor ki hayran kalıyorum. Yorumunuzla bir alakası var mı? Yok; nedense sinema sanatını böyle anasım geldi :) Yazıyı beğenmenize sevindim.

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  11. Merhabalar Deeptone'den geliyorum.Her mahalleye bir Saffet Amca lazım bence ;) Nefisti.Sizin gibi bir kalemi tanıdığıma çok sevindim.Yaşasın Bloglar ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Hoş geldiniz.

      Çok teşekkür ederim :) Yaşasın bloglar!

      Güzel günler dilerim!

      Sil

Yorum, paylaşmaktır :)
Merhaba misafirim!