28 Nisan 2017

Nisan Güncesi 2017 #28: Karışık Yazı



bilmem ki,
acaba dikkatinizi çekti mi,
belki gözünüzden kaçmıştır,
olamaz mı, 
olabilir.

bülent ortaçgil karşıma çıkıyor,
bir televizyon programında mesela,
"modern halk ozanı" gibi bir adam,
nasıldı şarkının sözleri,
belki benim kağıt param döne dolaşa senin cebine girmiştir,*
teoman'la da söylemişlerdi,
güzeldi.

bilmem ki,
acaba dikkatinizi çekti mi,
belki gözünüzden kaçmıştır,
bir süredir "nisan güncesi"ni yazıyorum.

hayata iyi yanından bakmak,
mutlu olmak ve gülümsemek,
peşinde koştuğum tatlılıklar,
ruhumda bahar şenliği havası,
balonlarla uçan çocuklar,
sokak çalgıcıları,
ve elbette pamuk şekeri satıcıları,
dudaklarım ve yüzüm pembe,
gözlerimin açıldığı dünya da öyle,
henüz nisan günleri,
buralar hep cennet mahallesi.

bilmem ki dikkatinizi çekti mi,
belki gözünüzden kaçmıştır,
her güncenin sonunda aynı laf,
aynı cümle, aynı dilek ve beklenti,
böylece daha mutlu olacağız,
daha mutlu olacağız,
mutlu olacağız.

ortaçgil'in şarkılarında,
var mı ki dokuz sekizlik bir dünya,
bazıları yoksunlukları düşürür
rengi grileşen içimize,
dokuz sekizlik olmasa da
dokuzda sekizlik bir evrendir,
bir parça yitik.

Kendimi bildim bileli yazıyorum. Zaman içinde farklı türler ve biçimler denedim. Bu blogda konularda farklılıklar olsa da genellikle benzer yazılar karalıyorum. Mesela görünüş açısından baktığımızda düz yazılar paylaşıyorum. Bir de genellikle aklı başında, ayakları yere basan cümleler kuruyorum. Bu, iyi bir şey mi? Bence değil. Bazen standardın (veya standardımızın) dışına çıkmalıyız. Yeni şeyler denemeliyiz, yeni yorumlar getirmeliyiz. Elbette bunu sadece blog ortamı için ve yazın penceresinden bakarak söylemiyorum. Neyle ilgileniyorsak, neyle uğraşıyorsak... Fotoğraf olabilir, resim olabilir, oyunculuk olabilir... Çizginin bir yerde durup noktaya dönüşmesi ve sonra yeniden çizgi olarak hayatını sürdürmesi aynı zamanda onun nefes almasını da sağlar. Yaratıcılığını tetikler, özgünlüğe sürükler. Farklılıklar ve farklılaşmalar iyidir; bunu aklımızda tutmalıyız. Böylece daha mutlu olacağız.

*: Eylül Akşamı, Bülent Ortaçgil


10 yorum:

  1. Daha mutlu olalım :))
    Severim bu şarkıyı :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Olalım tabi :) İyi şarkı. Acaba "Aşk Tesadüfleri Sever" filminde kullanılmasa bu kadar popüler olur muydu?

      Güzel günler dilerim!

      Sil
    2. Merhaba! Bu düşünceniz çok hoşuma gitti. Ben her zaman farklı şeyler deneyip, sınırları aşma taraftarıyım. Ancak böyle kendimizi geliştirebileceğimize inanıyorum. Hep aynı şeyi yaparsak hep aynı yerde kalmaz mıyız? Tam da bugün bir farklılık yapmaya gidiyorken bu yazıya denk geldim:)) Çevremde ne işin var orada diyenler çok oluyor. Siz zorlayın sınırları. Bencek ancak böyle gelişebiliriz

      Sil
    3. Merhaba! :)

      İlla sınırları zorlamak da gerekmiyor. Mesela evden işe giderken farklı bir sokağı deneyimlemek bile küçük ama etkili bir farklılıktır...

      Umarım bugün yaşayacağınız farklılık sizi çok mutlu eder ve sonra gelip blogunuza yazarsınız da biz de okuruz :) Çünkü merak ettim :)

      Güzel günler dilerim!

      Sil
    4. Merhaba tekrar:) Güzel geçti. Birkaç defa daha gideceğim. Eğitim bittiğinde yazayım:)

      Sil
    5. Merhaba yeniden :) Güzel geçmesine sevindim; merakla bekliyorum :)

      Sil
  2. Her güne minik farklı bir nokta koymak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      ...iyidir. (Yorumunuzu okuyunca aklıma Ressam Bob Ross geldi. "Şuraya da minik, mutlu ve farklı bir nokta koyalım.")

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  3. evet tüm yazın çok iyiydi yine. sendeki iyimserlik ne güzel yaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Buna "çok iyi" dersek yarın öbür gün gerçekten iyi yazabilirsem o zaman ne diyeceksin deeptone? "Fena değil" diyebiliriz tabi :)) Nisan ayında bana gelenler geliyor; bir iyimserlik sarıyor ruhumu :)

      Güzel günler dilerim!

      Sil

Yorum, paylaşmaktır :)
Merhaba misafirim!