12 Nisan 2017

Nisan Güncesi 2017 #12: Uçan Battaniye (Marka Mimi)



Koltuğu yatağa göre daha çok seviyorum. Üçlü koltuğa uzanıp yazıyorum. Bacaklarımın üstünde battaniyem... Radyo açık, üçüncü kanal. Bilmediğim coğrafyaların evrensel dilini dinliyorum. Bu akşam bir film seyrettim. "Julie&Julia", 2009/Amerikan yapımı. Lezzetli bir film; işin içinde yemek var. Şu yemek işini epeydir erteliyorum. Mutfağa girme zamanım hâlâ gelmedi mi? Kesme tahtasındaki ritmi müziğe karıştırmak istiyorum. Julie bir blog yazıyor ve sonra... Sonrasını söylemeyeceğim; filmi izlemenizi öneriyorum. Birkaç gün önce Fulya Erdoğan mim'ledi. "Mim" lafını ifadesel olarak çok anlayamıyorum. Virüs gibi bir şey, hızla yayılıyor. Ama sempatik bir yanı da var. Bu seferkinin başlığı "Marka Mimi"; ortaya atansa DeepTone.

Yeni "görev", üç marka yazmak; dilersek açıklama da yapabiliyoruz. Birkaç blogda temizlik, kıyafet, züccaciye markaları gördüm. Şurada zaten üç beş kişi ya varız ya yokuz; böyle şeyler yazmak yerine farklı bir açıdan bakarak sözü olan (veya benim bir söz eklediğim) üç markayı yazacağım.


Bacaklarımın üstündeki battaniyeyi önce ikiye katlıyorum. Sonra sihirli sözcükleri fısıldayıp onun tıpkı bir halı gibi uçmasını sağlıyorum. Yolum hayli uzun ve zor. 600 kilometrelik mesafe yetmiyor, üstüne iki sene geriye gidiyorum. İstikâmet Ankara, lisansta son senem... Seçmeli derslerimden biri: "Markalaşma ve İtibar Yönetimi". İsmini sevdiğim için aldım; ders ilk kez veriliyor, hocasını da tanımıyorum. Üniversite geneline açılan derslerden. Dersin akşam üzeri beşte başlayıp sekize kadar sürdüğünü de söylemeliyim! Tüm günün yorgunluğuna bir de böyle "ağır" bir "seçmeli" ders! Öğrencilik hayatında 18 yılı gören biri olarak çok sayıda öğretmen/hoca tanıdım; "Markalaşma ve İtibar Yönetimi" dersini aldığım Ömer Karapınar'ın bunca insan arasında bir marka olduğunu düşünürüm... Grup ortamı "iyi" olduğunda (ders) akşam bile olsa zevkle bir araya gelinebileceğini ondan öğrendim. "Hoca" lafının ağırlığını değil ama niteliğini yaşatan, "arkadaş" gibi bir "öğretmen"di.

Güzel Sanatlar Fakültesi mezunuyum. Bir gün okulun önüne Rotring stant açtı... Alana gelenler boş dönmüyorlardı, herkese kalem veriliyordu. Orada tanıştığım Rotring marka bir kalem o günden bugüne en sevdiğim yazı aracıdır. Sadece bir tesadüf, yıllar sürecek bir alışkanlığın doğmasını sağladı... Çok yazan biriyim, dolayısıyla bu kalemden pek çok kez almak durumunda kaldım. Süreç uzadıkça ondan gelen mürekkebin hatıra koktuğunu hissederim.

Varsayalım ki 16.30 civarı... Dersim bitmiş, eşyalarımı yurda bırakıp otobüs durağına çıkıyorum. Kızılay'a gideceğim; metroyu kullanabilirim... "Sakarya Caddesi" girişinden gün ışığına ulaşıyorum. Can Balık'ın önünden geçiyorum, gece biraz daha hareketlenecek sokağı kırıyorum ve ana yola varıyorum. 75. Yıl Sahnesi'nde 18.00'de "Euridice'nin Elleri"ni seyredeceğim. Ankara Devlet Tiyatrosu markası, sanatın başkentteki merkezlerinden.


Bazı özneler ve nesneler güzeldir. Yaşanan iyi anları hatırlamak insanı sevindirir. Böyle sevinçler yaşama karşı hevesimizi artırır. "Güzel hatıralar", çoğu zaman başarı olduğunu bile fark edemediğimiz gerçeklerin bir adlandırmasıdır. Huzur veren ve gülümseten geçmiş, başarının ve başarmanın bir sonucudur. Geride bıraktığı günlerin yalnız kötü yanlarını aklında tutan ve bunlarla bugününü zehirleyen çok insan var. Önemli olan başarıların, yani güzel hatıraların değerini bilmek... Böylece daha mutlu olacağız.

8 yorum:

  1. Gerçekten farklı bir mim olmuş çokta güzel olmuş keyfiyle okudum yüreğine sağlık sevgiler 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Çok teşekkürler :) Sevgiler.

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  2. Bir anda zamanda yolculuk yapıp rotring rapido takımımı hatırladım. T ceveliyle bir türlü düz çizemediğim halde göz kararı gayet başarılı yaptığım teknik resimlerim vardı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Bir de zaman makinesinin hâlâ icat edilmediğini söylerler :) İşte zaman içinde gidip geldiniz, değil mi? :)

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  3. "Güzel hatıralar", çoğu zaman başarı olduğunu bile fark edemediğimiz gerçeklerin bir adlandırmasıdır. bayıldım bu söze kaleminize sağlık.deepten gördüm geldim çok güzel bir kalem çok naif severek takip edeceğim. Bana da beklerim mutlaka :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Hoş geldiniz.

      Değerlendirmeniz için teşekkür ederim; mutlu oldum. En kısa zamanda ziyaret edeceğim :)

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  4. Hayatımızdan geçen nesneler, kokular, tınılar... Yıllar sonra bile nerede olsa tanınır, küçük bir ilinti ile geçmişe sürükler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Hele ki kokular... Koku hafızasına çok şaşırıyorum. Belki de çok az yaşadığım için... Bir yerde, bir anda bir kokunun birini, bir şeyi veya bir yeri akla getirmesi çok tuhaf ve büyüleyici...

      Güzel günler dilerim!

      Sil

Yorum, paylaşmaktır :)
Merhaba misafirim!