11 Nisan 2017

Nisan Güncesi 2017 #11: Duygusal Bağ


Bankta oturuyorum. Kentin ahşap donatıları geniş ağızlı bir U harfi gibi konumlandırılmış. Bunun içine veya dışına oturmak insanın kendi tercihine kalıyor. Bir oturma eyleminin içe dönük veya dışa dönük olması neyi değiştirir? Cevap zor değil; etkileşimi belirler... Böyle bir mobilyada içe dönük bir oturma dışa dönüklüğü gösterir. Bugün dışa döndüm ve etrafıma baktım. Gördüklerim hayli tanıdıktı. Şu bina çocukluğumdan beri orada durmuyor mu? Şuradaki büfe kaç zamandır pazardan dönenleri uğurluyor? Bankamatiğin yanındaki büfenin kaç kez çayını içtim? 

İki ihtiyar adam yan yana oturuyorlar. Birini arıyorlar, numara belli ki yanlış, ama konuşma sürüyor. Gereksiz yere lafı uzatmak veya olmadık tarifler ve tasvirlerle konuşmayı seyreltmek şaşırtıcı değil; anlatmayı seviyoruz. 

Arkamdaki büfenin duvarında asılı duran lafa dikkat ediyorum. "Bazlamada tost"un 6 liraya satıldığını öğreniyorum. Küçüklüğümün "ev ekmeği" market ağzıyla "bazlama" oluyor. Takvim yaprakları günden güne koparılıyor, büyüyorum.


Kar az düşer bu memlekete... Beyaz örtüye sıcak ekmeğin kokusu ne de güzel yakışır! Vitrinine ekmekler dizilmiş bir fırın... Karşısında bir mimar; adı Sinan... Aklıma Abidin Dino'nun "Sinan"ı geliyor; bir ressamın paletinden sözcükler okuyorum. 

Koca Sinan... Seni üstüne bıraktıkları taş, bir Selimiye değilse de önündeki o yazının senin nazarında elbette önemi vardır: "Kentimiz geleneksel mimarlığına emeği geçen isimsiz yapı ustalarını büyük usta Mimar Sinan'ın şahsında saygıyla anarız."


Bankta oturuyorum. Şehrin beyaz badanalı evleri, Masa Dağı'na uzanıyor. Şu dar sokaklarda kaç çocuk saklambaç oynuyor? Büyüdüğüm yerde olmak güzel; bu kentle duygusal bir bağım var. Duygusal bağ meselesini değerli bulurum. Her kim ya da ne ki onunla duygusal bir bağ kurarsak o bizim için özel olur. Duygusal bağ kurmalıyız. Böylece daha mutlu olacağız.

6 yorum:

  1. Kesinlikle duygusal bağ çok önemli. Bende çok severim. Bazen masamdaki çiçekle, bazen sadece bir kalemle, duvardaki bir tabloyla, yaşanmışlıkları vardır bende alır götürür beni kimi zaman çok uzaklara. Bir de bakmışım gözlerim dolmuş.Zaman geçtikçe insanın anıları ve yaşanmışlıkları çoğaldıkça duygusal bağ kurdukları da çoğalıyor sanki...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Hoş geldiniz.

      Aitlik hissimizin temelinde bu duygusal bağ var aslında. "Benim kalemim"; onunla bir bağım var... Bunun eksikliği acı ve "bencillik" dediğimiz kötü hal de böyle ortaya çıkıyor.

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  2. Bazı şeyler değişmedi, siz de bundan keyif alıyorsanız; ne güzel...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Her şey değişmemeli... Öyle olsa bir içimlik ve sohbeti eksik çaya barınak olan kartondan bir bardak gibi hissederdim kendimi...

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  3. Çocukluğum Ankara'da geçti. Üniversiteyle birlikte 10 yıllık bir ayrılıktan sonra evlenip çocukluğumun geçtiği sokağa taşındım. Çocukken oynadığım parka şimdi oğlumu götürüyorum. Değişmeden kalan bazı şeyler iyi hissettiriyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      "Çocukken oynadığım parka şimdi oğlumu götürüyorum."
      Harikulade! Daha başka bir şey demeye gerek var mı?

      Güzel günler dilerim!

      Sil

Yorum, paylaşmaktır :)
Merhaba misafirim!