10 Nisan 2017

Nisan Güncesi 2017 #10: Bakkal



Nisan Güncesi’nde bu sene istediğimi henüz yaşayamadım. Mutluluk peşinden koşup olaylara ve kişilere iyimserlikle yaklaşacağım, adeta pembe gözlükler takarak neşeyle gülüp oynayacağım bir nisan hayal etmiştim. Ancak hayaller havuçlu tarçınlı kek; gerçekler gece 11’de unsuz, şekersiz, yağsız ve de havuçsuz ev... Bir an evvel iyileşmeyi umuyorum.


İçlerinde her şeyi bulduğumuz süper marketlerin devrindeyiz. Ne yazık ki ara sokaklarda bile bakkallarla karşılaşmakta zorlanıyoruz. Bir zamanlar adını bilmediğimiz kasiyerleri mahallemizin bakkalıyla kıyaslarken artık insansız kasa sistemleri ile soğuk mu soğuk bir alışveriş deneyimi yaşıyoruz.

“Kaybolan Meslekler” diye andığımız oymacılık ve kalaycılık gibi bakkallık da yokluğa gidiyor. Sadece bakkallık da değil; şehirlerimizde olmazsa olmaz nice iş ve iş yeri kül olup yitiyor. Terzilik eskisi gibi mi? AVeMe’lerden aldığımız giysileri düzelttirmek için kasiyere veriyoruz; ama o giysilerin hangi terziye gittiğini bile çoğu kez bilmiyoruz. Terzilik bu mağazaların güneş görmeyen arka bahçesi gibi. Peki, bu meslekler Anka Kuşu olup küllerinden tekrar doğabilecek mi?

Bazı şeylerin düzelmesi için illa Anka Kuşu'nun dönüşmesi gibi mucizevi bir vakaya ihtiyacımız var mı?

Günümüzde AVeMe’lerden uzak durmak pek de kolay değil. Bu nedenle “Hadi, bundan sonra AVeMe’ye gitmeyelim!” demek basit ve bir o kadar da anlamsız. Öyleyse bilinçli olmalıyız. Ekonominin göz ardı edilemeyecek bir hayat gerçeği olduğunu biliyorum. Alışveriş merkezlerini akılcı bir yaklaşımla dolaştığımızda bu kavramı çoğu kez lehimize yaşayabiliriz. Üstelik alışveriş merkezleri ürün çeşitliliğinin çokluğu açısından da oldukça yararlı. Ama bunlar demek değil ki bütün alışverişimizi bu gibi yerlerden yapacağız. Geçmiş yıllardan bugüne hâlâ aklımda yer tutan bir slogan var: "Alın, verin, ekonomiye can verin." Mahallelerde hayatta kalmaya çalışan bakkal gibi nice esnaftan alışveriş yaparak hem birçok kişinin tenceresini kaynatmasına yardımcı olabiliriz hem de bu etkileşim dalga dalga büyüyerek pek çok güzelliğin yaşanmasını sağlayabilir. Ne demiştim? "Öyleyse bilinçli olmalıyız." Böylece daha mutlu olacağız.

18 yorum:

  1. Geçmiş olsun, bahar çarpması insanı vuruyor.

    Çarşılarımızı ve pazarlarımızı seviyorum. Renk renk, çeşit çeşit, cıvıl cıvıl. Umarım yenik düşmezler avmlere.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Çok teşekkürler...

      Çarşılar ve pazarlar aslında özgün karakterli yerler; tuhaf ki şehrin içinde bunları bir bir kaybederken alışveriş merkezlerinin içine çarşı ve pazarların kötü kopyalarını yapmaya çalışıyorlar.

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  2. o samimi, küçük dükkanların nesli tükeniyor ve biz sadece seyrediyoruz :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      O samimi ve küçük dükkanların nesillerinin tükenmemesi için onları sadece seyretmemeliyiz, oralara gidip az da olsa ekonomik yaşama destek olmalıyız :)

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  3. Şükür ki hala sokağımızda bir bakkal mevcut ama kendini kandırıp adına büfe koymuş :))) Gümlük sütümü, dergimi, yoğurdumu ve ihtiyaç halinde aburcuburumu kendisinden alıp kendimi mutlu ediyorum.
    Geçenlerde tesadüfen çizgili bakkal defteri olduğunu bile fark ettim. Daha da mutlu oldum :)

    Avm lerden uzak durmak çabalaması bende de var. Mecburi istikametse hafta içi ziyaret ediyorum, az kalabalık bendeki alışveriş mutluluğunu arttırıyor... İlişkimizi böyle seviyeli tutalım diyorum her seferinde...

    Mutlu günler Engin..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Sokakta bir bakkal olması büyük şans :) Hafta sonları alışveriş merkezlerinin kalabalık dolayısıyla pek çekilir yanı yok; hafta içi uğramak bence de daha iyi bir seçim. Seviyeli ilişki iyidir :)

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  4. Selam Bizim sokakta ayakkabı tamircisi var. Eşim ve ben ayakkabılarımızı tamir ettiriyoruz. Avmler hepsi bir arada mantığında olduğu için varlar. Bir esnafla sohbet etmek,terziye dikiş için gitmek,esnaftan daha çok alışveriş etmek gerek. Avm nin çakıştığı terziler var. Onların yerini öğreniyoruz. Genelde pasaj içlerinde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Umarım böyle düşünen insanlar çoğalır da bu meslekler yaşamaya devam eder.

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  5. Ne de güzel yazmışsın. Malesef bir zamanlar güzel ve anlamlı olan her şey yavaş yavaş yok oluyor. Önerin aslında çok basit ama uygulamaya gelince hepimiz "amaaaan" deyiveriyoruz. Ekmeğimizi bile bakkaldan almıyoruz :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Çok teşekkür ederim. İşte "Amaaaan" dememeliyiz. Başta zor gelse de böyle bir yaşama yeniden ulaşmamız lazım...

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  6. Terzilik, ancak ev kadınlarının arasında hala yapılıyor diye biliyorum. Vergi vs olaylardan kurtulmak için sadece çevredekiler onları bilir.
    Bence kooperatifçilik bazı noktalarda avmleri yavaşlatabilir. Tabi aralarında hırslardan kurtulmalı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Elbette farklı yöntemler ve yaklaşımlar ile böyle mesleklerin yaşaması kolaylaştırılabilir. Desteklenmeli. Desteklemeliyiz. Aslında bakkal da biziz, terzi de biziz.

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  7. eveeeeet haklısııın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Teorikten pratiğe geçmek de lazım :)

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  8. Bakkallar sanki çocukluğumuzdan gençliğimizden kalan yadigarlar.
    Bakkal Amcaaaa diye seslenen çocuklar.Dar gelirli aileler için veresiye defterleri... Bir merkez değil, bir nokta belki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Pandalarla ortak bir kaderi yaşıyorlar maalesef... Nesilleri tükeniyor... "Bakkal" sadece bir iş yeri değil; aynı zamanda bir insandı, bir "tanıdık"tı... Bu özelliği de çok değerli.

      Güzel günler dilerim!

      Sil
  9. ''Sen markete gidersin ama cenazene bakkal gelir'' diye bir söz okumuştum. Söz konusu durumu her yönden açıklayan iç yakıcı bir söz.

    Bencillik yapmanın da vefanın da bir şekilde geri dönüşümü vardır.
    Esenlikle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Çok özlü ve meseleyi anlatan bir söz... "Ne ekersen onu biçersin." diye bir başka söz var; nasıl yaşarsak bir gün bir şekilde karşılığını buluruz.

      Güzel günler dilerim!

      Sil

Yorum, paylaşmaktır :)
Merhaba misafirim!