13 Mart 2017

Sabaha Karşı 2.32

"Açaydım kollarımı. 'Gitme!' diyeydim."

Telefonun ekranında gördüğüm dört rakamın yarattığı kombinasyon, günün 02.32 gibi tuhaf bir noktasında olduğumu gösteriyordu. 

İnsan 2.32'de neden uyanır? Belki 1 saat 37 dakika sonra başka bir şehre yolculuk yapacaktır. Öyle olmasını isterdim, ama değildi. O zaman uyumak varken -hatta şanslı günümdeysem rüya bile görebilecekken- ne diye uyandım? Gereksiz bir huzursuzluğum vardı. Hafta pazartesiye dönmüştü ve bugün AdamveKitaplar'da yine bir kitap hakkında yazmalıydım. Kendi kendime yarattığım bir zorunluluk, gecenin saçma bir vaktinde boynuma dolanmıştı.

Yatağın üzerinde savrulan masa lambasının bir çizgi ile bir yuvarlağı taşıyan düğmesine bastım ve odanın rengi sarardı. Sonbaharın sözcüğü bu kez hüzün vermiyordu. Odanın içinde acıklı durumda olan bir şey varsa o sadece bendim: Kitaba kendimi veremiyordum. Oysa hemen her defasında Afrodit'in önünden geçerek ulaştığım kütüphaneden bu kitabı alırken yazarın daha önce okuduğum bir başka kitabına yaslanmıştım. "Fatih Harbiye" ile "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" arasında (benim gözümde) bir uçurumluk fark var ve 15 yaşındaki hasta çocuğun öyküsünü çok sevmiştim. O ne güzel bir edebiyattı Peyami Safa!

(Elmanın aromasını sıcak suya akıtan poşeti bardaktan çekiyorum ve çayı yudumlamaya başlıyorum. Geride bıraktığım gecede de böyle olmuştu.)

Beni kitap okumaya heveslendirmesi için açmış olduğum AdamveKitaplar'ı galiba baştaki kadar önemsemiyorum. Amacından şaşan işler bazen hayal kırıklığına uğratır ve sanırım bunu yaşıyorum.


Bu adresteki ilk blog yazımı dört sene önce yazmıştım; epey zaman geçmiş. Belgisiz bir sıfatla birleşen adıma geri dönüyorum. Merhaba! (Nasılsın?)

12 yorum:

  1. Şarkı çok güzel ilk defa dinledim teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,

      Hoş geldiniz :) Nil İpek'i ben de bir başka blogger'ın dolaylı etkisiyle öğrenmiştim; sesinin dinlendirici bir yanı var, değil mi? (Tabii siz şarkıcıyı biliyor ama şarkıyı bilmiyor da olabilirsiniz :)

      Güzel günler diliyorum! :)

      Sil
  2. Bazen aynı duyguları bende yaşıyorum, zamanlama şartlanmaları yada farklı şartlanmalar beni olaydan uzaklaştırabiliyor... Oluruna bırakınca rahatlıyorum :)

    Yeniden merhabanı almak güzeldi :)
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,

      Oluruna bırakınca da ritmim iyice yavaşlıyor; iki halin arasında gidip geliyorum :)

      Sizi yeniden burada görmek güzel :)

      Güzel günler diliyorum!

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. Merhaba,

      Bazen yazıların içine böyle "Nasılsın?" gibi sorular ekliyorum. Cevapladığınız için teşekkür ederim :)

      Güzel günler diliyorum! :)

      Sil
  4. hımmmm o zamaaan hadi yine canlaaan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,

      "Deeptone Enerjisi" de şöyle bir yayıldığına göre o zaman daha heyecanla canlanabilirim :)

      Güzel günler diliyorum!

      Sil
    2. ya tabiiii öyle işteee yaa daha bize peyami ve tanpınar annatcan kiiiii :)

      Sil
  5. Uyanmak için en kötü zaman dört suları. Gecenin en karanlık hali, tuhaf hislere sürükleyen.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,

      Bu zamanın tuhaf bir yanı var. Onda uyanınca karamsar bir taraf, hatta belki biraz da acı... Ama ona kadar uyanık kalınca gecenin derinliğini hissettiren bir taraf, siyahtaki renkleri keşfettiren...

      Güzel günler diliyorum.

      Sil

Yorum, paylaşmaktır :)
Merhaba misafirim!