20 Mart 2017

Goca Moğla Ağzı

Üzerine düşünmediğimiz şeyleri bazen yaşamın günlük akışı içinde anlık olarak yorumlarız ve değerlendiririz. Gerçek şu ki o anda farkına vardığımız kırıntıyı çoğunlukla göz ardı ederiz. Kimi zamansa o kıvılcımlar büyür ve ateş haline gelir. Bu yazı, Muğla ağzı üzerine bir ateşi anlatacak.


Önceki yaz sezonu Akyaka'da dolaşırken birçok kez yerli turist tarafından çevrilip "Azmak çayı nerede?" sorusuyla karşılaşmıştım. Doğanın güzelliği, popüler kültürün ağına düşmüştü; ördek ve kazlar insanlara yer açmak için neredeyse yola çıkacak haldeydi.

Ah! İşte çıktılar.

Peki, ne olmuştu da insanlar poşetten dökülen bilyeler gibi Akyaka'nın Kadın Azmağı'na dağılmışlardı? Belki de çok seyredilen bir dizinin bazı sahneleri burada çekilmiştir; olamaz mı? Du baken, yetivesin bu gadar, asıl meseleye geçiveren gari.

Üniversite için Ankara'ya gidene kadar Muğla ağzıyla konuşmaya merakım yoktu. Zaten şehir merkezinde yaşadığım için bu ağzı yoğun olarak duymuyordum. Kırsalla bağlantısı bana göre fazla olan arkadaşlarım rahatlıkla ve doğal bir şekilde "Goca Moğlaca" konuşurlardı. Benimki daha çok Türk aksanıyla İngilizce konuşmak gibi olurdu.

Lisans öğrenimi, şehrimden 600 kilometre uzakta olunca memleket hasretini konuşmama yansıtmaya ve böyle gidermeye başladım. Elbette sürekli devam eden bir Muğla ağzından bahsetmiyorum. Okullarda adı çokça geçen "İstanbul Türkçesi"nin içine serpiştirilmiş bir Muğla ağzından söz ediyorum:
- Endeği* kitabı uzatır mısın?

Tabii iş sadece memleket hasretinden ibaret değil. Zaman içinde "Büyük Yalan", "Dürüye'nin Güğümleri", "Baba Ocağı" ve "Dondurmam Gaymak" gibi bu coğrafyada çekilen dizi ve filmler ile memleketim insanının samimiyeti ve konuşma tatlılığı ülke geneline duyuruldu. E haliyle Ege şivesiyle konuşanlara karşı sempati duyuldu.


"Yetivesin bu gadar." demiştim; ama hadi şunu da söyleyip konuyu bağlayayım: Dizilerin bir işlevi de buraları kurmaca çerçevesi içinde "gösteren" birer gezi programı (gibi) olmaları. Mesela Kadın Azmağı'ndaki kalabalığı "Güzel Köylü"ye borçluyuz!


Yöresel söyleyişler ve benzeri farklılıklar, tıpkı yukarıdaki fotoğrafta sol başta durarak bize bir bakış atan şu turuncu gagalı arkadaş gibi sıradanlıktan sıyrılmamıza yardımcı olur. Bunun için Ankara'dan memleketime döndükten sonra da hâlâ arada sırada Muğla ağzıyla konuşmaya devam ediyorum. Bir dakika! Muğla'da Muğla ağzıyla konuşmak sıra dışı bir şey mi? Şehir merkezi için öyle.

Öz kültürüm benim zenginliğim... Hangimiz için değil ki? Farkında olalım.

*: "Endeği" genellikle "yanındaki, yakınındaki" anlamında kullanılmaktadır.


8 yorum:

  1. hem çok iyi yazmışsın hem de sevimli yaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,

      Teşekkür de ederim kiii :)
      (Bazen kişisine göre yorum yazıyorum:)

      Güzel günler diliyorum!

      Sil
  2. Üniversitede Muğlalı bir arkadaşım vardı, babaannesinin taklidini yapardı Muğla şivesiyle bayılırdım. Dizilerde ilk başlarda sevsem de sonra her ege dizisinde aynı lehçe samimiyetsiz ve sevimsiz gelmeye başladı.
    Herşeyin doğalı güzel be Engin kardeş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,

      Geçenlerde sabaha karşı uyandım. Televizyonda buralarda çekilen bir dizinin tekrarına rastladım. Tesadüf ki konuk oyuncu olarak bir tanıdığa denk geldim. İlgimi çekti ve seyretmeye başladım. Yapmacıklık zaten rahatsız etti ama tuhaftır söylenenleri bile anlayamadım... Hakikaten her şeyin doğalı güzel :)

      Güzel günler diliyorum!

      Sil
  3. Merhaba,

    Ben de şehir merkezinde doğup büyümüş bir insanım ama etrafımda şiveli konuşanlar da vardı. Bazen sadece eğlenceli olduğu için şiveli konuştuğum da olur :) Kültürümüzdeki bir zenginlik şiveler.

    Dizi ve filmlerin gezi programı tadındaki halleri iyi güzel de bazen de diyorum ki o yerler hep gizli mi kalsa acaba. Malum nerede insan sayısı artarsa oradaki güzellik yitip gidiyor hemencecik.

    Güzel günler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,

      Ben de bazen öyle düşünüyorum. Güzelliklerin saklı kalmasıyla ilgili... Ama iyi şeyler paylaşılmalı da... Kendi içimde çelişiyorum... Akyaka çok güzel bir yer; ama yaz mevsiminde öyle bir kalabalık oluyor ki yüzüne bakılacak gibi değil. Neyse ki hâlâ bahar aylarında güzelliğini gösteriyor ve yaşatıyor :) Malum bahar aylarındayız; keyfini çıkarıyorum :)

      Güzel günler diliyorum! :)

      Sil
  4. En sevdiğim şivedir kendisi :) Ve yine çok güzel yazmışsınız :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! :)

      Benim de en sevdiğim, Ege şivesidir; galiba biraz memleketçilik yapıyorum :) Teşekkür ederim :)

      Güzel günler diliyorum!

      Sil

Yorum, paylaşmaktır :)
Merhaba misafirim!